SİYAH ve BEYAZ

Ben sözcüklerin tüm anlaşmazlıklara kafa tutabileceğine inanırdım. Doğru yerde, doğru zamanda ve doğru kişinin bir cümlesi bile çoğunluğu tarafına çeker diye düşünürdüm. Zaman o kadar hızlı akıyordu ki insanların değişmemesi olanaksızdı. Bilirsiniz değişim iki yönlüdür: İyi ve kötü. Lakin insanlar hep kötüyü öğrendi. “Çok değiştin.” deyip deyip eskisini aratırlardı. Bu sistemle beraber herkes duygusuzlaştı. Öyle […]
GALATA

Ayaklarım yorgun ve yılgın yürüyorum galatadan büyük katolik kilisesine doğru Yanımdan binlerce insan geçiyor , binlerce ruhsuz ve vasat insan . Bilmem kaçı uykusuz , susuz , işsiz , hırsız ve katil .Bilmem kaçı evsiz , kimsesiz , dinsiz , bilgisiz , huysuz , sarhoş ve varoş … Bir dar sokağın köşesinde ki mavi renkte […]
ESRAR OKYANUSU

Bütün aykırılıklar elife sığındı. Nehirler bulanık, Nefes sırma hırıltısı, Yol uzun, çoraklı… Su yutuyor; Esrar, Yangın, Okyanus, Yol, …. Gönül müşkülleri, kederlidir. Ah HEJA! Aylardan sonbahar, Yükseklerde uçar kuşlar, Kuşun kanadında hüzün dökülür. Küller deste deste gömülür toprağa! Ne çok dokundu; Gözlere, Ellere, Ayaklara, Seller yuvalarından değil […]
DAYAN RÜSVA ETME BENİ

Değerli Okurlarım, bu yazımızda çok sevdiğim üstadımız Ahmed Arif’i ve onların dönemini konuşacağız. Lafı hiç uzatmadan yazımıza giriş yapıyorum. ELBET DE YAŞASIN CUMHURİYET Ne diyordu o, Ahmed Arif’in dizelerini seslendirdiğinde dinlemeye doyamadığımız, konserini göremediğimiz, sakallarından çocuk kokusu gelen adam; ‘Herif beni görünce yaşasın Türkiye diye bağırıyor, sanki ben uzaydan gelmişim.’ O bahsedilen herif niye […]
GÜNEŞİN ÇOCUKLARI

Merhabalar Değerli Okurlar, ben Agit Özdek. Güneşin doğduğu toprakların evladıyım. Bu ilk yazımda sizlere benimle aynı coğrafyada dünyaya gelmiş esmer yüzlü bir çocuğun hayat hikayesini onun diliyle anlatmak istiyorum… GÜNEŞİN ÇOCUKLARI İlkokul hayatımız bizim çocukluğumuzdur. Gelişi güzel yaşadık her şeyi. Oyunlar oynadık. Mahalleye takıldık. Velilerimiz başımızdaydı ve sorumluluk sahibi değildik. Yükümüz sadece futbol maçında yenilmekti. […]
SANDAL

Kıyısı olmayan küçücük bi sandal gibiyim. Okyanusun ortasında kalmış sürükleniyorum. Dalgalar istediği yere sürüklüyor beni, içim su alıyor batmak üzereyim. Tahtalarım eskimiş, çürümek üzere ve ben batıyorum. Sert dalgalar yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı temsil ediyor. O küçük sandal da benim. O sandal benim kalbim… Okyanus şu an’ı temsil ediyor. Kıyılar ise duygularım. Acımasız bir fırtınanın ortasındayım […]
VADESİ DOLMUŞ SÖZLER

Meramımızı kaç kelimeyle anlatabiliyoruz, hiç düşündük mü? Hep aynı cümlelerin uçuştuğu yüzeysel muhabbetlerden ibaret hayatımız. Hep aynı döngünün içinde aynı cümlelerle karşılıyoruz hayatı. İnsanlığın var oluşundan beri gelişme, ilerleme olsa da yeni cümlelere hasret yaşıyoruz sanki. Demi almış bir cümle duymayalı çok olmuş gibi geliyor ne zamandır. Bu yüzdendir ki hem kelime haznemiz geniş […]
MUHTAÇ

sen bir cümleyi bitirdin içimde giderek bana sözlerin, harflerin biraz da kokun gerek şu zamanda gafil avlanmayan bir ben kaldı içimde onu da sen afalla severek ne dersin? Çok mu soğuk ellerin biraz titrek Oysa gerek yoktu ormanıma girmeye Ben gelirdim sana öleceğimi bilerek Son bir kolaylık olurdu Onca zorluktan sonra Bak ben soyutum sana […]
AHİRİ TANI

ben yaptığım her şey için özür dilerim de sen günahlarından daha ne kadar kaçabilirsin ? Çalan bu şarkılardan sana bir nağme söylesem Bir tutam affettirebilir misin kendini bana Sakla beni belki bir gün zamanım gelir ya da ben senin içinimdir Kendimin şekli sana göredir Olanlardan sonra vazgeçtim Ben naif bir kuşkuyum Dolmadıysam ne fayda Bunu […]
SENSİZ

Sensiz ilk gecem Sensiz uyanacağım ilk sabah Olmayacak gülüşüne hasret çekeceğim Soluma döndüğümde Göremeyeceğim bir ay parçası eksikliği Nefesin tekrar göğüs kafesime dolmayacak Adımlarımız aynı anda bulunmaktan yorulmuş gibi Neden böyle oldu ? Ben seni nasıl bırakabildim tek başına ? Buralarda içime sinmeyen bir tatsızlık var Kesilmemiş tırnağın parmağıma verdiği zarar gibi Susuz kalmışım,o kadar […]