İNSANLIĞIN AYNASI

Günler gecelere sarılarak uyur. Bütün sabahların koynunda uyuyan uçsuz bucaksız geceler vardır.Aynalar vardır, kendimize karşı ufak tefek nefretler beslediğimiz anlarda kaçtığımız.Belki de bu kaçışlarımız kendimize karşı olan nefretlerimizden değildir. Belki de o aynanın karşısındaki insanı kabullenmeyişimizdendir. Hangi aynadan bakarsak bakalım sonuç hep aynıdır, hep insanız.Sahi insan ne zaman terk eder aynaları?Rengi solunca mı?Yüzü kırışınca mı?Peki […]

ONSUZ

Gün geceye sığınma talebinin dilekçesidir adeta gurbet içinde gurbeti yaşayanlar ve süveydaya yakalananlar için. Biraz hüzün biraz da umuttur günün ışıklarının büyüleyici efsunisi gözlere düşünce. İlk cümlenin ilk kelimesinin ilk hecesi  O’nsuz başlayacağı ihtimalinin yüreklere yükleyeceği ağırlığın verdiği her anın bir ömürlük kamburudur.    Bir sensizlik, bir sessizlik bir de bilmem hangi zaman diliminin kaçta kaçının […]

YİĞİT’ÇE

Yiğit Çanakkale’de İngilizlerle savaşırken yaralanır. Haydarpaşa Hastanesinde tedavi edilir. Ayağı bir parça sakat kaldığı için hafif hizmete ayrılır ve hastanede görevlendirilir. Yiğit’e bir gün Haydarpaşa Tren İstasyonu’ndan hastaneye götürülmek üzere esir İngiliz askeri teslim edilir. Yiğit ve hasta İngiliz asker, yağmurlu bir havada kör topal yola devam ederler.Yiğit dehşetli bir İngiliz düşmanıdır aslında. Ötekilere pek […]

BİZ

Soğuk bir kış gününün arnavut kaldırımlarına vuran rüzgarı yüzümüze çarpıyor eski,yıkık binalar arasında. Hayat ufacık yüreklerin büyük adımlarının birleştiği bu uzun yolda bizi yoruyor, yoracakta. Yolumuza neler çıkacağını bilmeden yol alıyoruz aslında ama tek bildiğimiz bir gerçek var her ne olursa olsun bitmeyecek koca bir sevgi depomuzun yer ettiği kalplerimiz var. Bazen sokağın bir köşesinde […]

BİR GÜN BİR ÖMÜR

Kalabalık bir caddede yürüyorum. Zihnimdeki seslerden dışarıyı duyamıyorum. “Ben kimim?” diyor bir ses. Varoluşumu sorguluyorum tekrar. Her sabah yaptığım gibi bugün de bir cevap bulamıyorum. Tam o sırada genzim bir erkek parfümüyle doluyor. Hafif bir öksürük krizi alıyor beni. Baharat notalarına sahip bu parfümü sanırım şişesiyle beraber üzerine dökmüş tanımadığım adam. İlerlemeye başlıyorum. Bir çocuk […]

CAM KIRIKLARI

Saat gece yarısı ve ben yine aldım elime kağıdı kalemi. “Gözün aydın, sevin gayrı” diyor arka fonda çalan şarkıda.Elimde sigaram, ruhumda sızı…Uyuyamıyorum yine bu gece. Uyumak ve bir daha hiç uyanmamak istiyorum. Yüreğim yaralı bir ceylan gibi çırpınıyor hala.Akma diyorum gözümden gelen iki damla yaşa, akma!Belli etme kimsesizliğini, çaresizliğini.Sus ve bir daha asla konuşma!Konuşma ki […]

AX

Göğsümün sol yanında bir yerlere dokunuyor Gözlerinin çığlık çığlığa haykırdığı sessiz feryadın Hozanların stranları çare değildir sana Seni ancak dengbejlerin dengi paklar Duyar oldum incinen yaraların kabuk tutmaz Kayıp bir coğrafyada Janya’sın sen Sızlayışlarına anca vokalistlik yapabildiğim Uzanamam o mahur gözlerine Maruz kalmışım kalabalık şehrin kahrolası telaşlarına Bir Eylül isyanı gibi duruyor gözümün önünde Çatık […]

MUTLULUĞUN SIRRI

ÇIĞLIKLARIN YAZDIRDIĞI MUTLULUĞA GÖTÜREN AKLIMIZDAN ÇIKARMAMAMIZ GEREKEN BİR HAYAT FELSEFESİ:Çok mutlu olmanın sırrını keşfettim. Geçip giden, ardında ise tek bir kelime bırakan çığlıklarıma borçluyum keşfetmemi,Mutluluğun sırrını öğretip gitti. Bıraktığı tek bir kelime yetti.Ne mi o kelime?‘Şükür’Nasıl mı?Ne kadar kötü durumdaysanız ne kadar zor dönemden geçiyorsanız, ne kadar artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyorya da […]

KAYIP ODA

Gecenin karanlığında sokağa attım kendimi ne olacağını, ne göreceğimi bilmeden. Sokak lambaları gecenin aydınlanmasına yetmiyordu, bunu bir köpeğin vahşi gözlerin de gördüm. Sönen lambaların yerine bir apartman önünde ki o küçük cılız ışığı yakmaya çalışıyordu. Adeta ondan medet umuyordu. Sanki o ışık yandıkça yalnızlığını, her gece uyurken bile tek gözünün açık olması gerektiğini unutarak bakıyordu […]

Çocukluk Düşlerinin Uğultuları

Her masanın, her sandalyenin, her afişin, her monitörün, her çay bardağının, her fincanın, her saksının, her kapının, her acil durum talimatnamesinin, her hademenin, her sineğin, her saksının, her toz zerresinin, her sahipsiz küfrün ve her takım elbiseli vücudun duracağı yer bellidir. Söylenecek sözler, atılacak kahkahalar. Öfkeyle söylenen sözler, sıkılan dişler. Bırakılan nefesler ve onar saniyelik […]