LİMAN VE GÖZLERİ

Bütün limanlarda alaboralı gemiler.Kalbim, Sur’undan bomba yemiş misaliDuraklarda art arda gül bahçeleriHayalde duruyor bütün gökkuşaklığı ırmaklar.Eprimiş yeleler uçuşuyor şimdi telgraf tellerinde,Çişeleyen her damla saçlara değilYüreğimin en bilimez köşesine oturur.Yapraklar musmutlu ve oynayışta,Bakakalmış yüzyıllık kent gibi gözlerimUzakların bulutlarında dolup dolup boşalıyor.Bir biçareliğin yudumunda eriyip gitmekteyim,Kemana benziyor zoraki güneşin naralarıVakitsizce yolculuğun arasında, bulutlarınDamlıyor damlıyor her bir nefes,Bilinmez […]

ÜRKEK BAŞIŞLI KADIN

  Ilık meltem havasını andıran buğulu bir rüzgâr esiyordu. “Akşam sefası çiçekleri” gibi hoş koku yayılmıştı şehrine… İnce adımlarla kaldığı yerden devam etmeliydi. Yolun sonu acı olsa dâhi, umutlarının ve sevginin izinden gitmeliydi. Soluklanmak için ceviz ağacına götürdü ayakları onu. Hem dinlenirim hem de ileriye dönük hayallerime doğru yol alırım düşüncesiyle yaslandı yılların yıldıramadığı ceviz […]

BEN GÜÇLÜ BİR KADINIM

Ben güçlü bir kadınım çünkü gidenin arkasından el sallamayı öğrendim.  Ağlamanın beni küçük düşürmediğini , acıların yaşanarak üstesinden gelindiğini öğrendim.  İnsanların bir kısmının iyi günlerini kalanının da kötü günlerini fırsat bildiğini anladım.  Ailenin insan hayatındaki önemini , yalnızlığın baki olduğunu ve onu sevmen gerektiğini gördüm. Karanlıktan korkmuyorum artık , yalnızlıktan korkmadığım gibi. Geceleri tek başıma […]

MUTLAK GÜZELLİK: ÖLÜM

Ölümün korkunç bir azap olduğu konusunda hayli konuşmalara denk geliyor olmam beni yaşamın ihtişamlı iğrençliğinden fevkalade uzak tutuyor. Ölüm de yaşam kadar kutsal bir süreçtir halbuki! Nasıl ki yaşam bahşedilen bir varlık için umut ve çoğalım kabul görülüyorsa, ölüm de aynı denge de kanıtsal bir yaşam çöplüğünün temizlenmesidir. Nasıl ki kışın ardından gelir bahar, öyle […]

ÇAPRAZ BULAŞMA

Hayatın ona bahşettiği bu zaman dilimine kadar ailesi için mücadele veren Yiğit artık kendi için birşey yapmaya karar vermişti. Bütün arkadaşları okurken o fabrikada çalışıyordu. Yıllardır içinde ukte kalan lise hayatını açık öğretim ile bitirip üniversiteye gitmek için harekete geçecekti. Yiğit bu serüveninde yalnız değildi. Arka çıkan bir ablası vardı.   Vardiyalı sistemde çalışan Yiğit […]

BİR ÇOCUK

Bir çocuk kayboldu, Bir akbabanın pençesinde. Açlığın ve soğuk bir ölümün kimsesizliğin de sessizce, Bir çocuk kayboldu ve ardından insanlık Afrika çöllerinde; Bir çocuk yıllar önce, Ve ne kadar yıl geçsede ahı tutacak birgün… Ve bence Tanrı hak ettiği cehenemi yaşatacak insanoğluna yeryüzünde! …………….. Bir mülteci çocuğun cesedi vurur Bodrum’un sahillerine, “AYLİN KÜRDİ” Savaş mağduru […]

BİR ÇOCUK

Ölüm tanrıçaları vardı bu şehirde. Anılar çuvallara, Fotoğraflar sandıklara kaldırılıyordu. Bir ezgisi vardı yıldızlarının. Şehir sussa, rüzgar konuşurdu. Bir gün herkes sustu. Kıyı kıyı gezdi tanrıçalar. Bir ümit aradı. Bir sabah daha doğdu. Güneş gelmemişti yine. İnsanlar yan yana hızla geçip gidiyordu. Selamın unutulduğu bu şehirde, Bir çocuk elinin üzerindeki kelebeğe, Kahkaha attı bir gün. […]

YÜREĞİM

Yüreğim;. Sen uçsuz bucaksız bir güzelliğin Yurdu’sun. Onun yüreğinin ise gözleri kör kulağı sağır Nasıl görsün, nasıl duysun   Yüreğim; Sen bir köy tandırın’ da duman tütersin. Annemin ellerin’den çıkmış taze ekmek kokusuna benzersin. Tenin esmer bakışların Kürt, Yılmaz’a, Ahmet’e benzerdi. Anarşist derler sana. Halbuki, sen halkın ta kendisisin.   Yüreğim; öyle kolay değil seni […]

ÖLÜM BAŞKA ADIDIR YALNIZLIĞIN

Çalkantılı bir dünden muzdarip bir yarına açılıyor perdelerimAvutuyorum kendimi bir dizi gülüş ileAsimetrik düşüncelerim yastığıma işliyorBu tuaflık yarıyor ezelden kalanlarıİçimdeki ufuk ile nereye demir atsamNerede nefes alsam diyorumCoğrafyaların sorulmadığı masalardaYetmişlikler devirsem peyniri meze etsem acıya.Ruhum fırtınaya tutulduKaskatı oldu sevda,Mululuk erken gitti avuçlarımızdanBundandır devrik cümlelerin yozlaşması.Heyecanım vardı, telaşlarım, kaygın vardıDostlarım vardı, adım vardı, sevdiğim vardı.Şimdi sadece […]