VURMUŞLAR BENİ

Vurmuşlar beniİki kent kavşağında“Hangi kent daha yakın?”Diye sorsalar.Namludan çıkan kurşunHangi taraftan çıktıysa… Ezmişler benliğimiİki duvar arasında“Hangi taraf daha ağır basıyor”Diye sorsalar.Beyaz kanNereden aktiysa… Kilitlemişler beniİki dil arasında“Hangisi tercüman oluyor?”Diye sorsalar.Kundakta hangisi kulağıma fısıldadıysa… Abdulsamet İLGİN

SOLİN

Aydan araklamışGrimsi gözlerini.Güneşten çalmışSaçlarının tel tel rengini.Buğdaydan ayıklamış tenin rengini.Zulalamış en parlak yıldızı gamzelerine.Doruklardan, Cudi’den aşırmışCivanperçemi endamını.Karacadağ kaya kınası nasırlı ellerinde, çatlakları gizliyor.Şahmeran dövmesi çenesinde,Azıcık silikGiymiş şal u şepikiniO’da kaçak, kaçakçıdan.Uyanmış, Güneşten önceİşe, aşa, eşe, çocuğaGüneşi de o doğuracak  

AYNA OLACAĞIM

Ayna olacağım her birinize…  Zamanında yaptığınız her şeyi, yaktığınız canları göstereceğim size. Ben ayna olacağım her birinize.  Baktığınız da kendinizi görebileceğiniz…  Yansıtacağım size yaşattıklarınızı.  Vicdanınızla oynayacağım.  Ben ayna olacağım her birinize.  Her baktığınız da canınız acıyacak.  Vicdanınız sızlayacak.  Ben ayna olacağım her birinize.  İyilik yapana iyiliği, kötülük yapana kötülüğü yansıtacağım. Belki yeniden yeşerir o taş […]

HASRET İÇEREN DÜŞLER

Aydınlık bir vakitte Huzurun cilvesi gibi Aklıma düşer, Evimin coşkusu. Atmosferin derinlerinde Ruh penceremin dibinde, Aklıma düşer, Hayatımdan uçup giden çocukluğum. Karanlık bir akşamüstü Kahrolmuş, Kuralsızlığa boyun eğmiş, Ayağı yere basmayan düşlerim. Tavanı beton kaplı odamdan Yitirilmeyi bekler. Beyaza çalan, solgun duvarlar üzerinde Posterim, resimlerim, hasretim, Yankılanır geçmişin sesi; Annem, babam, kardeşlerim. Ahşap tavana sıkıştırılmış […]

HOŞUNA KAL

Bugün içimde bir ürperti varDağları denizleri titredenKayadan kayaya çarpanKayalarda ufalanıyor  kalbimin kılcalları  Çiseliyor yağmur incir tüylerine Taçları beyaz gelinlik giymiş bu mevsimde  Ay duvağa serilmiş mavimsi bir yatak  Uluyor merhamet çiçeği nemine Takati yok ruhumun  Çöllere hüzünle bakarken Dev gözlerde buluyorum kokusunu Kaktüs dikenine saklanırcasına Yakamozlar göçüyor ülkenden El açıyorum incir tüyüne ve rüzgara İntihar […]

MAVİ

Gözleri gökyüzümün Mavi hikayesi Akıyorsun içimden Neler alıp götürmüşsün Deniz mavisi Dipsiz derinliğimden   Bitmesin… Bitimsiz maviliğinde fasıl Biliyorum kendimi Sol göğsümün altındaki Ceset ile döner dururum maviliğinde Her dönüşte mavinde tekrar Vururum kendimi.

AĞLAMAKLI ACILAR

Yolu yok Çaresi yok Acıların   Birikmiş bir tarafta Oturmuş konuşur yüzyılın şarkısıyla Sorgular geçmişi Bir mahkeme kapısında   Kuş misali Uçacaktır belirsiz yarınlara Çoğul yüklü hayaller saracaktır içini Gece vakti   Geceler acılarla birikecektir Sevdalar düşündürecektir Ve sahil kasabasında Bir meyhane barda Yitirecektir umudunu Gözlerini kapayıp   Sonsuz hayallerini hatırlayacaktır.

KARANLIK PENCERE

Bir çığlık düştü yüreğime Farklı duygular çerçevesinde Kaybolduğum günün ezgisinde.     Bir ağrı girdi kalbime Sözlerin bitti evde Seni ilk gördüğüm yerde     Yıllanmış şaraplar gibi duygusuz Tozlu raflar gibi güzel Yüzyılın şarkısı gibi, özel biçimde Girdin bu karanlık pencereme.     Sarı yapraklar, Gürültülü yağmurlarla, Hissizleşen tavırlarla Girdin, Bu karanlık pencereme Ve […]

İLK AKŞAM YEMEĞİ

Onlar: hayatı, önlerine çıkan birkaç şıktan birini işaretlemek olarak görüyorlardı. Çünkü hiçbir zaman büyük pencereden bakamadılar. Bunu bir vizyon değil de daha çok bir misyon olarak bellemişlerdi kendilerine. Evet şimdi birkaç seçenekten birini işaretleyebiliyorlardı belki doğru da çıkıyordu ama bundan sonraki yaşamlarında hayat onlara hiç seçenek sunmayacaktı. Bunun bilincinde olmaktan korktukları için hep cahil kalmayı […]

EN BÜYÜK TUTKUM “YAZMAK”

Başlamak, bütün mesele ilk adımı atmak. En büyük ve tek engelin aslında kendim olduğunu biliyorum. Mükemmeliyetçiliğim ve dahası, yazarlığa olan tutkumun gözümde büyümesi bu yolu benim için imkansız kılıyordu. Önceden kalemi elime alır almaz yüreğimden dökülen sözcükler artık yoklardı. Belki de kaybolmuş, onları bulmamı bekliyorlardı. Ne yapmam gerektiğini biliyordum, insanın en büyük savaşının kendiyle olduğunu […]