Sözlüğe baktığımızda beklemenin anlamı “bir iş oluncaya biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak”. Bu yazımda bende biri gelinceye dek beklediğim anlardan bahsedeceğim.
Beklemek, eskiden beklemeleri sevmezdim. Buluşma yerlerine giderken mesafeyi hesaplar öyle binerdim otobüse,” beklemeyi de bekletmeyi de sevmem “derdim soranlara. Kimi beklersem bekleyeyim sevdiğim biri de olsa sevmediğim biri de olsa oyalanacak bir şeyler bulmakta zorlanırdım. E telefonla ilgilenseydim ya değil mi ama? Hiç zamane gençliğine uymuyorum. Etrafı gözlemlerdim. Beklediğim süre uzayınca saat soran mı ararsın, bir şey satmaya çalışan mı ararsın gelenler gelirdi de beklediğim kişi gelmezdi. Böyle dakikalarda içimden “Tarlaya ektim gelmezdi. Böyle söylerdim, geldiğinde de arkadaşıma sesli söylerdim ki bir daha bekletmesin!
Bekleme mekânım pardon buluşma mekânımız YKM’nin önü, Dost Kitabevi ya da son zamanlarda Kızılay AVM olurdu. Bir keresinde dedim ki beklerken hadi bre Güvenpark’a gideyim, oturayım banka. Gittim, şöyle dedim güzelce bir banka kurulayım. Etrafı gözlemliyorum bir yandan da zaman uzuyor da uzuyor. Emekli olduğunu düşündüğüm bir amca yandaki banka oturdu. Torbasından ekmek çıkardı iyice bir üfeledi güvercinlere, ardından kese kağıdından ay çekirdeği çıkardı, bana da uzattı. Önce tereddüt ettim açıkçası,” Sıcak sıcak ye beklerken iyi gider “dedi. Sonra da “İyi günler evladım” dedi, ben de “İyi günler” dedim ve gitti. Beklediğim anlara ne güzel yoldaş olmuştu bey amca.
Bugünde kurumsal bir imza için beklemem gerekiyordu, Ankara anılarımı hatırladım. Telefona da sarılmadım, tahmin ettiğiniz üzere. Etrafı gözlemledim. Herkes koşturuyordu işe ya da bir yerlere yetişmek için. Sakinliğimi koruyarak bekledim ben de, iki buçuk saatin sonunda vuslata erdim; ancak şunu da fark ettim, beklemek Ankara ‘da güzelmiş.
Editör Yorumu: Kaleminize sağlık güzel bir eser olmuş. 🙏
Çok teşekkür ederim.